ISSN 1301-1375 | e-ISSN 2146-9113
Volume : 21 Issue : 3 Year : 2022


Türk Beyin Damar Hastalıkları Dergisi - Türk Beyin Damar Hast Derg: 21 (3)
Cilt: 21  Sayı: 3 - Aralık 2015
DERLEME
1.
Özel hemorajik inme tedavisi: Türk Beyin Damar Hastalıkları Derneği inme tanı ve tedavi kılavuzu – 2015
Specific management of hemorrhagic stroke: guidelines of Turkish Society of Cerebrovascular Diseases – 2015
Levent Güngör, Nazire Afşar, Mehmet Akit Toğçuoğlu, İsmet Melek, Mustafa Gökçe, Füsun Mayda Domaç, Kürşad Kutluk, Nevzat Uzuner
doi: 10.5505/tbdhd.2015.92905  Sayfalar 146 - 152
Bu bölümde, medikal ve girişimsel tedavi yöntemlerinden oluşan özel hemorajik inme tedavisi ile ilgili son gelişmeler kanıta dayalı olarak güncellenmiş ve özet halinde sunulmaktadır.
In this section, latest developments about special hemorrhagic stroke treatments including medical and interventional treatment were updated and presented based on recent evidences.

2.
Komplikasyonların Tedavisi ve Yoğun Bakım: Türk Beyin Damar Hastalıkları Derneği İnme Tanı ve Tedavi Kılavuzu – 2015
Management Of Complications And Intensive Care: Guidelines Of Turkish Society Of Cerebrovascular Diseases – 2015
Ayşe Güler, Nilda Turgut, Suat Topaktaş, Mehmet Akif Topçuoğlu, Hadiye Şirin, Ayşe Sağduyu Kocaman, Kürşad Kutluk, Nevzat Uzuner
doi: 10.5505/tbdhd.2015.86547  Sayfalar 153 - 160
İskemik inme tanısı ile izlenen hastalarda çeşitli nedenlerle klinik tabloda kötüleşmeler gelişebilir. Kötüleşme nedeni tekrarlayan bir beyin damar tıkanıklığı ya da serebral hemoraji olabilir. Ancak bu hasta grubunda gelişebilecek serebral ödeme bağlı kafa içi basınç artımı, özellikle akciğer enfeksiyonu olmak üzere gelişebilecek diğer enfeksiyonlar, embolik süreçler, solunum ve beslenme problemleri nedeni ile gelişecek komplikasyonlar kötüleşme nedenleri arasında mutlaka akla getirilmelidir.
Clinical detoriation in ischemic stroke patients may develop because of several reasons. Deterioration may be caused by a recurrent brain infarction or cerebral hemorrhage. But increased intracranial pressure, infections especially pulmonary infections, embolic events, complications due to respiratory and feeding problems can cause worsening in clinical picture.

3.
İkincil Koruma: Türk Beyin Damar Hastalıkları Derneği İnme Tanı Ve Tedavi Kılavuzu – 2015
Secondary Prevention: Guidelines Of Turkish Society Of Cerebrovascular Diseases – 2015
Kürşad Kutluk, Sevin Balkan, Özlem Coşkun, İsmet Melek, Levent Güngör, Babür Dora, Vesile Öztürk, Beiejn Nazlıel, Zekeriya Alioğlu, Ufuk Can, İpek Midi, Canan Togay Işıkay, Şerefnur Öztürk, Talip Asil, Nevzat Uzuner
doi: 10.5505/tbdhd.2015.83997  Sayfalar 161 - 168
Bu bölümde; inmede ikincil koruma konuları hakkında son gelişmeler ile özet bilgi verilecektir. İkincil risk faktörlerinden hipertansiyon, diyabet, dislipdemi, atriyal fibrilasyon, semptomatik karotis darlıkları, arteriyel diseksiyonlar ile patent foramen ve bunların tedavi yaklaşımları hakkında güncellenmiş önerilerde bulunulacaktır.
In this section, the brief information about secondary prevention of stroke by the recent developments will be presented. Recommendation regarding the secondary risk factors including hypertension, diabetes, dyslipidemia, atrial fibrillation, symptomatic carotid occlusions, arterial dissections and patent foramen ovale and their treatment approaches will be offered.

4.
İnme Sonrası: Türk Beyin Damar Hastalıkları Derneği İnme Tanı Ve Tedavi Kılavuzu – 2015
After Stroke: Guidelines Of Turkish Society Of Cerebrovascular Diseases – 2015
Mustafa Bakar, Mehmet Fatih Özdağ, İsmet Melek, Derya Uludüz, Gülnur Tekgöl Uzuner, Onur Armağan, Merih Özgen, Nilda Turgut, Baki Göksan, Kürşad Kutluk, Nevzat Uzuner
doi: 10.5505/tbdhd.2015.65487  Sayfalar 169 - 179
Bu bölümde, sensorimotor işlev bozulması, düşmeler, epilepsi, depresyon ve demans gibi inme sonrası komplikasyonlar ve bunlara yönelik güncel tedavi yaklaşım önerilerinden bahsedilecektir.
In this section, recommendation of recent management approaches about post-stroke complications such as sensorymotor function impairment, drops, epilepsy, depression and dementia will be offered.

5.
Komorbidite: Türk Beyin Damar Hastalıkları Derneği İnme Tanı Ve Tedavi Kılavuzu – 2015
Comorbidity: Guidelines Of Turkish Society Of Cerebrovascular Diseases – 2015
Derya Uludüz, Gülnur Tekgöl Uzuner, Gülçin Benbir, Baki Göksan, Ali Kemal Erdemoğlu, Kürşad Kutluk, Nevzat Uzuner
doi: 10.5505/tbdhd.2015.96720  Sayfalar 180 - 184
Bu bölümde migren, solunum bozuklukları ve uyku bozuklukları gibi inme ile ilişkili komorbiditeler ile ilgili güncel bilgi ve öneriler verilecektir.
In this section, updated information and recommendation about stroke-related comorbidities including migraine, respiratory impairments and sleep disorders will be offered.

6.
Skalalar: Türk Beyin Damar Hastalıkları Derneği İnme Tanı Ve Tedavi Kılavuzu – 2015
Scales: Guidelines Of Turkish Society Of Cerebrovascular Diseases – 2015
Murat Sümer, Gülçin Benbir, Ufuk Can, Kürşad Kutluk, Nevzat Uzuner
doi: 10.5505/tbdhd.2015.59354  Sayfalar 185 - 188
Bu bölümde inme hastaları için sıklıkla kullanılan skalalar hakkında bilgi verilecektir.
In this section, information about scales used frequently for stroke patients will be given.

ÖZGÜN ARAŞTIRMA
7.
Akut iskemik inmeli olgularda Kocatepe Üniversitesi Nöroloji Kliniği’nin İntravenöz trombolitik tedavi deneyimleri
Intravenous thrombolytic treatment experiences in patients with acute ischemic stroke at the University of Kocatepe, Neurology Clinics
Serdar Oruc, Hayri Demirbaş, Mehmet Yaman, Özge Yilmaz Küsbeci, Oya Akpınar Oruç, Kamil Tünay, Ceren Günebakan
doi: 10.5505/tbdhd.2015.73645  Sayfalar 189 - 193
GİRİŞ ve AMAÇ: Bu çalışmada kliniğimizde intravenöz trombolitik tedavi (IV-tPA) uyguladığımız akut iskemik inme tanılı hastaların verilerinin literatür eşliğinde tartışılması amaçlanmıştır.
YÖNTEM ve GEREÇLER: Çalışmaya 2011-2015 tarihleri arasında akut iskemik inme tanısı ile hastanemize kabul edilen ve IV-tPA uygulanan 40 hasta dahil edildi. Hastaların demografik, radyolojik ve klinik verileri retrospektif olarak kayıt edildi. Taburculuk sonrası 3 aylık süre içinde saptanan intrakranial kanamaları ve 3. ay sonundaki nörolojik durumları modifiye rankin skoru (MRS) ve Ulusal İnme Sağlık Ölçeği Skalası (NIHSS) skorları ile değerlendirildi. Semptom-iğne zamanı, Alberta inme programı erken bilgisayarlı tomografi skoru (ASPECT) ve NIHSS skorlarının ilk başvuru ve takip sırasındaki değerleri analiz edildi.
BULGULAR: Hastaların 15’i kadın 25’i erkek olup yaş ortalaması 66.45±10.56 idi. Hastaların başvuru esnasındaki başlangıç NIHSS skorları ortalaması 13±4.33, 3. ayın sonunda ise 4.10±3.37 idi. Başvuru esnasında ASPECT skoru ortalaması 8.23 ±1.20 idi. 1 hastada tedavi sonrası cerrahi gerektiren semptomatik intrakranial kanama, 6 hastada ise kontrol görüntülemelerinde nörolojik tabloda bozulmaya neden olmayan asemptomatik intrakranial kanama varlığı saptandı. Ortalama semptom-iğne zamanı 139.0±48.1 dakika idi. 3. ay sonunda 13 hastanın (% 32.5) nörolojik özürlülüklerinin tam olarak düzeldiği, 7’sinin (% 17.5) ise exitus oldukları saptandı. 3. ay sonunda nörolojik özürlülüklerine göre MRS 0-2 ve MRS 3-6 olmak üzere ikiye ayrılan hasta grubunda başvuru esnasındaki NIHSS ve ASPECT skorları gruplar arasında istatistiksel olarak anlamlı farklılık gösterirken (p=0.03, p=0.006 sırasıyla) semptom-iğne zamanı gruplar arasında anlamlı farklılık göstermemiştir (p=0.79).
TARTIŞMA ve SONUÇ: Bu çalışmanın sonuçları geçmişteki çalışmalara benzer olarak, akut iskemik inmede IV-tPA tedavisinin güvenli ve etkili bir tedavi olduğu, ayrıca 3. ay sonunda bu tedavinin özürlülüğü azalttığını göstermektedir.
INTRODUCTION: This study aimed to discuss the results of the intravenous thrombolytic treatment (IV-tPA) to acute ischemic stroke patients, in the light of the literature.
METHODS: We performed our study with forty acute ischemic stroke patients who were receiving the IV-tPA in the intensive care unit of our neurology clinic between 2011 and 2015.. The demographic, clinical and radiological data were collected retrospectively. The intracranial hemorrhage detected within 3 months after discharge and neurological status at the end of the 3rd month were evaluated by using modified Rankin scale (MRS) and National Institutes of Health Stroke Scale (NIHSS) scores. The symptom-to-needle time, Alberta stroke programe early computed tomography score (ASPECT) and initial and follow-up scores of NIHSS were analyzed.
RESULTS: Fifteen patients were female, twenty-five were male, and the mean age was 66.45±10.56. The initial mean NIHSS score was 13±4.33, whereas it was 4,10±3,37at 3rd month. The initial mean ASPECT score was 8.23±1.20. Symptomatic intracranial hemorrhage was detected in 1 patient and asymptomatic intracranial hemorrhage was detected in 6. The mean symptom-to-needle time was 139,0±48,1 minutes. The neurological disability of 13 patients ( %32.5) were fully recovered at the end of the 3rd month, while 7 patients were died. (% 17,5) The initial NIHSS and ASPECT scores were significantly different between group of patients with a MRS score between 0-2 and between 3-6 (p=0.03 and p=0.006; respectively), while the symptom-to-needle time was not different (p=0.79).
DISCUSSION AND CONCLUSION: The results of the current study are in accordance with previous studies in the literature. These results have shown that the IV-tPA treatment is efficient and safe treatment modality in acute ischemic stroke, and reduces disability at the end of the 3rd month.

8.
Hastane Öncesi Süreçte Trombolitik Tedavi Önündeki Engeller Ve Çözüm Önerileri
Pre-hospital Obstacles in Thrombolytic Therapy and Suggested Solutions
Betül Tekin Güveli, Merve Yatmazoğlu, Erkan Acar, Songül Şenadım, Eda Çoban, Cengiz Dayan, Dilek Ataklı, Aysun Soysal, Sevim Baybaş
doi: 10.5505/tbdhd.2015.96530  Sayfalar 194 - 197
GİRİŞ ve AMAÇ: Akut iskemik inme, acil nöroloji polikliniğinde sıkça karşılaşılan bir tablodur. Özellikle ilk üç saatte başvuran hastalarda trombolitik tedavi uygulaması, iskemik hasarı azaltmak ve nörolojik dizabiliteyi sınırlamak açısından önemlidir. Bu çalışmanın amacı, hastanemiz acil nöroloji polikliniğinde akut iskemik inme tanısı alan hastaların, başvuru saatine göre demografik ve klinik özelliklerini incelemek, trombolitik tedavi uygulamasına engel teşkil eden durumları tespit etmek ve trombolitik tedavi sonuçlarını gözden geçirmektir.
YÖNTEM ve GEREÇLER: Acil nöroloji polikliniğimizde akut iskemik inme tanısı alan hastaların; yaş, cinsiyet, başvuru şikayeti, risk faktörleri, daha önce inme öyküsü, kimle yaşadığı, hastaneye nasıl geldiği, başvuru saati bilgileri kaydedildi. İlk üç saatte başvuranlar erken, daha sonra başvuranlar geç başvuru olarak ele alındı. Daha sonra erken başvuran hastalarda trombolitik tedavi oranı. sonuçları ve klinik son durumları ile geç başvuran hastalarda gecikme nedenleri ele alındı.
BULGULAR: Çalışmaya alınan akut iskemik inme tanılı 361 hastanın yaş ortalaması 66±14,1 (16-105) idi. İlk üç saatte başvuran 111, üç saatten sonra başvuran 246 hasta vardı. Acil Sağlık Hizmetleri Ambulans Sistemi (112) ile gelen hastalar, ailesi tarafından getirilenlerden daha erken başvurmuştu ve bu fark istatistiksel olarak anlamlı idi. Geç başvuruda en sık zaman kaybı nedenleri; hastanın dış merkezden sevki ve ailenin hastalığın önemini bilmemesiydi. Erken başvuran ve trombolitik tedavi uygulanan 13 hasta (%11,7) mevcuttu ve bir hastada komplikasyon geliştiği tespit edildi.
TARTIŞMA ve SONUÇ: Akut iskemik inmede, erken dönemde başvuran ve kriterlere uygun hastalarda trombolitik tedavi önemli bir seçenektir. Çalışmamızda elde ettiğimiz sonuçlar trombolitik tedavinin yaygınlaştırılmasında en önemli unsurların, toplumun inme hakkında bilgilendirilmesi ve 112’nin hasta nakli konusunda daha aktif rol üstlenmesi olabileceğini düşündürmektedir.
INTRODUCTION: Acute ischemic stroke is frequently encountered in emergency neurology clinics. Especially when administered within 3 hours of symptom onset, thrombolytic therapy is important in reducing ischemic injury and neurological disability. In this study, we aimed to investigate the demographic and clinical characteristics according to application time, to identify situations which pose an obstacle to thrombolytic therapy and to review the thrombolytic therapy results in patients diagnosed with acute ischemic stroke.
METHODS: The patients diagnosed with acute ischemic stroke were evaluated and their age, gender, complaints, risk factors, previous history of stroke, with whom they live, how they arrived at the hospital and their application time information were recorded. Those who were admitted within 3 hours of symptom onset were assessed as early, those admitted after 3 hours were assessed as late admission. Then the rate of thrombolytic therapy, final results and the clinical status in early admission patients and the reasons for delay in late admission patients were discussed.
RESULTS: Among 361 acute ischemic stroke patients, the mean age was 66±14,1. 111 patients were admitted within 3 hours of symptom onset, 246 patients were admitted after three hours. Patients arriving to emergency room with 112 Ambulance Service were admitted earlier than those brought in by family, and this difference was statistically significant. The most common causes of time loss in late admissions were the patients being referred from other centers and the unawareness of family about the importance of the disease. There were 13 patients treated with thrombolytic therapy, and complications occurred in one patient.
DISCUSSION AND CONCLUSION: Thrombolytic therapy is important in acute ischemic stroke for suitable patients.Our study suggested that the most important factors in spreading of performing the thrombolytic therapy are informing the public about stroke and taking on the more active role in transporting patients of 112 ambulance services.

EDITÖRE MEKTUP
9.
Bilateral paramedian talamik infarkta bağlı izole bilateral pitoz
Isolated bilateral ptosis due to bilateral paramedian thalamic infarction
Cennet Nalan Soyder, Refik Kunt
doi: 10.5505/tbdhd.2015.25238  Sayfalar 198 - 199
Makale Özeti | Tam Metin PDF

OLGU BILDIRILERI
10.
İskemik İnme ile Prezente olan Aort Diseksiyonu: Bir Olgu Sunumu
Aortic Dissection presenting as ischemic stroke: A case report
Çetin Kürşad Akpınar, Hakan Doğru
doi: 10.5505/tbdhd.2015.41636  Sayfalar 200 - 203
Aort diseksiyonu (AD) aort intimasında meydana gelen yırtık sonucu kanın aort duvarı içerisine dolmasıdır. En tipik bulgu yırtılır tarzdaki şiddetli gögüs ağrısıdır. Bazı olgular atipik bulgular gösterip, tanı da gecikmeye neden olabilmektedir. Ekokardiyografi (EKO) AD tanısında kullanılan non-invaziv kolay ulaşılabilen bir tetkiktir. AD tedavisi acil cerrahidir ve tanı ile tedavideki gecikme mortalitenin artmasına neden olmaktadır. Bu yazıda iskemik inme ile prezente olan nadir bir aort diseksiyon olgusu sunulmuştur.
An aortic dissection (AD) is the accumulation of blood in the wall of the aorta on account of a tear in the aort intima. The most typical manifestation is a severe chest pain. Atypical findings might be present in in some cases and this might lead to delay in diagnosis. Echocardiography (ECHO) is a noninvasive and easily available technique used in the diagnosis of AD. AD requires urgent surgery and the delay in the diagnosis and the treatment results in high mortality.ın this study an aortic case characterized with ischemic stroke is presented.

11.
Behçet Hastalığına Bağlı Serebral Venöz Trombüs Manyetik Rezonans Bulguları ve Suseptibilite-Ağırlıklı Görüntülemenin Önemi: Olgu Sunumu
Magnetic Resonance Imaging Findings in Cerebral Venous Thrombosis due to Behcet's Disease and the Importance of Susceptibility-Weighted Imaging: Case Report
Mehmet Deniz Bulut, Alpaslan Yavuz, Aysel Milanlıoğlu, Aydın Bora, İsmail Gülşen
doi: 10.5505/tbdhd.2015.07830  Sayfalar 204 - 209
Serebral venöz tromboz (SVT) bazı vakalarda kötü prognozda seyreden ve fatal sonuçlanabilen nadir görülen bir durumdur. SVT başlıca 20 ile 35 yaş arasındaki bayan hastalarda daha sık görülmektedir. Hastalık çeşitli etyolojk faktörlere sahiptir. Bu sunuda Behçet hastalığı nedeniyle takip edildilen, hastanemize kusma ve baş ağrısı şikayetleri ile başvuran otuzdört yaşındaki erkek hasta presente edildi. Kranyal konvansiyonel manyetik rezonans görüntüleme (MRG), MR venografi görüntülemede izlenebilen majör venöz vasküler yapıların tromboze olduğu görüldü. Suseptibilite ağırlıklı (SWI) sekans görüntülerde transvers sinüs, sigmoid sinüs ve posteriyor fossadaki venöz yapılarda trombozla uyumlu belirgin hipointensiteler izlendi. Böylelikle SWI sekansının Behçet Hastalığına bağlı oluşan venöz trombozu net bir şekilde tesbit ettiği, ayrıca özelikle posteriyor fossada parankim içi venöz yapılardaki trombozu diğer sekanslara göre daha iyi gösterdiği izlendi. Sonuç olarak, SWI sekans venöz trombozu hızlı bir şekilde saptayabilir, tanıya yardımcı olur ve ek faydalı bilgiler verebilir.
Cerebral venous thrombosis (CVT) is an uncommon disorder that can lead to an unfavorable prognosis and even be fatal in some cases.CVT is seen mainly in females, especially those between the ages of 20 and 35 years. The disorder has many etiologic factors. This report presents the case of a 34-year-old male patient with Behçet’s disease admitted with complaints of headache and vomiting. The major venous vascular structures that were visible in cranial magnetic resonance imaging (MRI) and MR venography were found to be filled with thrombosis. The patient’s susceptibility-weighted imaging (SWI) revealed marked hypointensities consistent with thrombosis in the transverse sinus, sigmoid sinus, and in the venous vascular structures of the posterior fossa. Thus, it was found that cerebral venous thrombosis due to Behçet disease could clearly be determined by the SWI sequence; in addition, thrombosis by the venous vascularity in veins of the posterior fossa were more visible than via the other MR sequences. The conclusion was made that SWI can promptly demonstrate cerebral venous thrombosis, contribute to the diagnosis, and provide useful additional information.

12.
Sildenafil: Akut İskemik İnmeye Neden Olabilir mi? Olgu Sunumu
Sildenafil: Can Cause Acute Ischaemic Stroke? A Case Report
Zeynep Özözen Ayas, Kıyasettin Asil, Ayhan Bölük
doi: 10.5505/tbdhd.2015.08769  Sayfalar 210 - 212
Sildenafil erektil disfonksiyon tedavisinde kullanılan bir fosfodiesteraz tip-5 (PDE-5) inhibitörüdür. Santral sinir sistemindeki etkilerine dair yeterli bilgi bulunmamaktadır. Başağrısı, nazal konjesyon, yüzde kızarıklık, bulantı sık görülen yan etkilerindendir. Bununla birlikte 3. kranial sinir felci, geçici global amnezi, nöbet, serebral kanama ve infarkt gibi nörolojik komplikasyonlar ise daha nadir görülmektedir. Biz 60 yaşındaki erkek hastada sildenafil alımı ile ilişkili olabileceğini düşündüğümüz akut iskemik inme olgusunu sunuyoruz. Bu yazıda klinisyenlerin, sildenafil kullanan hastalarda görülebilecek olası nörolojik yan etkiler konusunda dikkatli olmaları gerektiği vurgulanmıştır.
Sildenafil is an inhibitor of phosphodiesterase type-5 (PDE-5), is used for erectile dysfunction. There is not enough information about its effects on the central nervous system Headache, nasal congestion, facial flushing, nausea are the most common side effects. However, neurological complications such as third cranial nerve palsy, transient global amnesia, seizures, cerebral hemorrhage, and infarction are less commonly observed. We present a case of a 60-year-old man with acute ischaemic stroke, which we considered to be interrelated to sildenafil intake. Clinicians must be aware of the possibility of neurological side effects when the patient use sildenafil.

13.
Tanıda yanılgıya yol açan yaygın Serebral Ödem Bulgusu; Psödo-subaraknoid Kanama
Pseudo subarachnoid Hemorrhage: A Finding of Diffuse Cerebral Edema Leading to Misdiagnosis
Eda Kılıç Çoban, Hatem Hakan Selçuk, Yeşim Kaykı, Aysun Soysal
doi: 10.5505/tbdhd.2015.07078  Sayfalar 213 - 216
Subaraknoid kanamanın (SAK) beyin tomografisinde (BT) karakteristik bulgusu, bazal sisternalar ve subaraknoid mesafenin yoğunluğunda artıştır. SAK’nın BT’deki taklitçilerine psödo-SAK denmektedir. Olgumuz psödo-SAK tanımına değinmek ve gerçek SAK ile ayrımında yapılması gerekenlere dikkat çekmek için sunulmuştur.
63 yaşında erkek hasta acil nöroloji polikliniğimize subkortikal afazi ve sağ hemiparezi bulguları ile başvurdu. Hastanın çekilen BT’sinde sol MCA alanında subakut dönemde subkortikal enfarktı gözlendi. Hastaya antiagregan tedavi başlandı. Hastanın takibinin birinci haftasında nörolojik muayenesinde kötüleşme olması üzerine çekilen BT’sinde bazal sisternalarda ve sulkuslarda hiperdens görünüm gözlenerek SAK tanısı kondu. Hastanın antiagregan tedavisi kesildi ve antiödem tedavi başlandı. Beyin cerrahi kliniği ile konsülte edilen hastaya cerrahi müdahale düşünülmedi. İntrakranial anevrizmayı dışlamak amacıyla BT anjiografi önerildi. BT anjiografide intrakranial damarlarda akım tespit edilmemesi üzerine hastada beyin ölümü düşünüldü. Apne testi pozitif saptandı. BT’de saptanan bulgular yaygın
serebral ödeme sekonder olarak gelişen psödo-SAK olarak değerlendirildi.
Psödo-SAK, BT incelemesinde SAK görünümünü taklit ederek yaygın serebral ödemi işaret eden ve nadir görülen bir nöroradyolojik bulgudur. Psödo-SAK tanısında MR, lomber ponksiyon ile Yazawa ve arkadaşlarının tanı kriterleri yardımcı olabilir. Amaç gereksiz antiagregan ve antikoagülan tedavinin kesilmesinin önüne geçmektir.
Increased attenuation of the basal cisterns and subarachnoid spaces on CT scans is a characteristic finding of acute subarachnoid hemorrhage. CT mimics of SAH have been called pseudo-SAH. Our case is presented to underline the differentiation of two diagnosis.

A 63-year-old man was admitted to the emergency room with right-sided hemiparesis and aphasia. He had middle cerebral artery enfarct on his CT. A week after his hospitalisation his neurological examination was deteriorated. A plain CT-scan of brain was consistent with sub-arachnoid hemorrhage. His antiagregant therapy was ended and anti edema therapy started. Urgent neurosurgical consultation was sought & surgery was not planned. Brain death was the finding in his CT angiography. So the CT-scan findings turned out to be `pseudo sub-arachnoid haemorrhage’.

Pseudo sub-arachnoid haemorrhage is a rare CT scan finding that has been reported in different cerebral disease with cerebral edema. MR imaging studies, CSF examination by lumbar puncture and the criterias proposed by Yazawa can be useful to make the diagnosis. The aim is the unnecessary termination of antiagregant and anticoagulant therapy.

14.
Serebellar İnfarkt Sonrası Gelişen ‘EVET EVET BAŞ TREMORU’ Olgusu
‘YES YES HEAD TREMOR’ case developing after cerebellar infarction
Uygar Utku, Erdem Özyurt, Hamza Şahin, Ramazan Şencan, Sabriye Özçekiç, Deniz Tuncel, Mustafa Gökçe
doi: 10.5505/tbdhd.2015.92053  Sayfalar 217 - 218
Serebellar infarktlar sonrası gelişen hareket bozuklukları nadirdir. Baş tremoru olan ‘Evet/Evet tremoru’ bunlardan birisidir. 73 yaşında kadın hasta baş dönmesi, bulantı ve kusma şikâyetleri ile hastanemiz acil servisine getirilmişti. Özgeçmişinde hipertansiyon vardı. Tansiyon ilacı kullanıyordu. Nörolojik muayenesinde sağda dismetri, disdiadikokinezi vardı ve bozuk diz-topuk testi dışında normaldi. Elektrokardiyografisi hızlı ventrikül yanıtlı atrial fibrilasyondu. Çekilen beyin bilgisayarlı tomografisinde sağda serebellar hemisferde akut iskemik inme uyumlu lezyon saptandı. Yattığı süre içerisinde kliniği belirgin düzelme gösteren hasta Coumadinize edilerek taburcu edildi. İlaç takibi için iki hafta sonra poliklinik kontrolünde üç gün önce başlayan Evet/Evet tarzında baş tremoru saptandı. Postural hafifliyor, heyecanlanmakla artıyor ve uyumakla geçiyordu. Hastaya baş tremoru tedavisi için primidon 250 mg tablet, sekize bölünerek başlanmasına rağmen tolere edemedi. Bunun üzerine gabapentine 300 mg tablet titre edilerek başlanıldı ve kısa süre içerisinde hastanın baş tremoru belirgin düzeldi. Nadir görülmesi açısından dikkat çekici olması nedeniyle olgu sunulmuştur.
Movement disorders, developing after cerebellar infarctions, are rare. One of them is 'Yes / Yes tremor' head tremor. A 73-year-old female patient was brought to the emergency department of our hospital with complaints of dizziness, nausea and vomiting. There was hypertension on her past history. She was taking anti-hypertension drug. Her neurological examination was normal except for right dysmetria, disdiadikokinesia and damaged knee-heel test. Electrocardiography was atrial fibrillation with rapid ventricular response. On the right cerebellar hemisphere, brain computerized tomography revealed consistent lesions with acute ischemic stroke. The patient showed clinically significant improvement in time and discharged with coumadine. When she came for drug control after two weeks, we detected her ‘Yes / Yes’ revealed style of head tremor started three days ago. The tremor was resting-postural. Its activity increased with excitement, decreased after resting and stopped while sleeping. She was intolerant although we initiated the treatment with primidone 250 mg tablets divided into eight. After continuing the treatment with gabapentine titrated 300 mg tablets, the head tremor of patient improved remarkedly in a short period of time. The phenomenon is presented due to its rarity and remarkableness.

LookUs & Online Makale
w