ISSN 1301-1375 | e-ISSN 2146-9113
Volume : 18 Issue : 1 Year : 2022


Türk Beyin Damar Hastalıkları Dergisi - Türk Beyin Damar Hast Derg: 18 (1)
Cilt: 18  Sayı: 1 - Nisan 2012
DERLEME
1.
Antiagregan tedaviler
Antiagregant treatments
Nevzat Uzuner
doi: 10.5505/tbdhd.2012.08208  Sayfalar 1 - 5
İnme ölüm ve sakatlıkların en önemli nedenlerinden biridir. Tekrarlayan inmeler kısmen önlenebilir ve bununla ilişkili birçok kanıta dayalı tedavi yöntemleri vardır. Aterotromboz mekanizmalarına kısaca göz atıp, ilaçların tedavi mekanizmaları göreceğiz. Günümüzde, clopidogrel, aspirin ve dipiramadol’un uzun salınımlı molekülleri arasında etkinlik açısından belirgin farklılık görülememektedir. Tedaviler, ilacın hem etkinliğine hem de yan etkilerinin kabul edilebilirliğine göre seçilmelidir.
Ischemic stroke is a major cause of morbidity and mortality. Recurrent ischemic events are partially preventable and huge number of event base medical treatments is present in the literature. We basically review of the pathogenesis of atherothombosis and mechanisms of the drugs. Current antiplatelet treatments are not seemed to have magnificent differences regarding their efficacy. Drug treatments must be chosen not only their efficacy but also their adverse effects.

ÖZGÜN ARAŞTIRMA
2.
Semptomatik karotis arter hastalığına bağlı inme geçiren hastalarda Willis poligonu anormallikleri
Circle of Willis anomalies in stroke patients related with symptomatic carotid artery disease
Suat Kamışlı, Özden Kamışlı, Umut Teker, Yüksel Kablan, Kaya Saraç, Cemal Özcan
doi: 10.5505/tbdhd.2012.36844  Sayfalar 6 - 9
AMAÇ: Karotis arter hastalığına bağlı inmeler hipoperfüzyon ve embolizm olmak üzere iki mekanizmayla oluşmakta olup, bunların önlenmesinde beyin kollateral dolaşımı önemli rol oynamaktadır. Bu çalışmada, karotis arter hastalığına bağlı anterior sirkülasyon alanında iskemik inme ya da geçici iskemik atak geçirmiş olan hastalarda willis poligonu anomalileri
araştırıldı.
YÖNTEMLER: Bu çalışmaya nörolojik semptomların başlangıcından itibaren ilk hafta içerisinde willis
poligonları dijital substraction anjiografi yöntemiyle tam olarak değerlendirilebilmiş olan hastalar dâhil edildi. Anomali çeşitleriyle semptomatik karotis arter darlık şiddetleri arasındaki ilişki değerlendirildi.
BULGULAR: Darlıkla aynı tarafta posterior serebral arter birinci parçasında hipoplazi ya da aplazisi olanlarda darlık yüzdeleri, olmayanlara oranla istatiksel olarak anlamlı derecede daha düşük saptandı (p<0.013).
SONUÇ: Karotis arter hastalığının semptomatik olmasında darlık derecesinin şiddeti kadar willis poligonundaki anomalilerin varlığı da önemli olup bu durum tedavi kararları alınırken dikkate alınabilir.
OBJECTIVE: Carotid artery disease, strokes due to hypoperfusion and embolism is composed of two mechanisms, the brain collateral circulation has an important role in the prevention of stroke. We investigated the Circle of Willis anomalies in the anterior circulation ischemic stroke related with carotid artery disease who had transient ischemic attack or ischemic
stroke.
METHODS: The patients whose circle of Willis anomalies in the digital subtraction angiographies
fully evaluated in the first week of neurological symptoms included to this study. The relationship between the severity of symptomatic carotid artery stenosis was evaluated with variety of anomalies.
RESULTS: Patients with stenosis and posterior cerebral artery first divison hypoplasia or aplasia in the same side had statistical lower stenosis percentages with patients those without this anomaly (p <0.013).
CONCLUSION: The existence of Circle of Willis anomalies are as important as the degree of stenosis in symptomatic carotid artery disease. This situation can be considered when treatment decisions.

3.
Akut iskemik inmeli hastalarda interlökin-18 düzeylerinin erken ve geç dönem klinik bulgular ve enfarkt hacmi ile ilişkisi
Association between interleukın-18 levels and early and late clinical findings and infarction volume in patients with acute ischemic stroke
Erdem Gürkaş, Gürdal Orhan, Fikri Ak
doi: 10.5505/tbdhd.2012.98608  Sayfalar 10 - 15
AMAÇ: Enflamatuar sitokinlerin akut iskemik inmenin progresyonunda önemli rol oynadığı son zamanlarda yapılan çalışmalarda gösterilmiştir. İnterlökin 18 (IL-18) serum düzeylerinin akut iskemik inmede inme şiddeti ve prognoz açısından önemine değinen fazla çalışma yoktur. Bu prospektif çalışmada IL-18 düzeylerinin akut dönem klinik ve radyolojik bulgular ve 90. gün fonksiyonel dizabiliteyle ilişkisini değerlendirmek amaçlanmaktadır.
YÖNTEMLER: Çalışmaya akut iskemik inme tanısı olan 47 hasta ve sağlıklı 43 kontrol birey alındı. IL-18 düzeyleri ilk 24 saatte alınan venöz kan örneklerinde bakıldı. Hastalarda akut dönemde inme şiddeti National Institute of Health İnme Skalası kullanılarak, 90. gün fonksiyonel dizabilite ise Modifiye Rankin Skalası (MRS) ve Barthel İndeksi (BI) kullanılarak ölçüldü.
BULGULAR: Hasta ve kontrol grubu arasında IL-18 düzeyleri arasında ve akut dönem inme şiddeti ve 90. gün fonksiyonel dizabilite açısından IL-18 değerleri ile kıyaslandığında gruplar arasında anlamlı fark saptanmadı.
SONUÇ: Bu çalışmada IL-18 düzeyleri ile erken ve geç dönem klinik bulgular ve enfarkt hacmi arasında anlamlı ilişki gözlenmemiştir. Bu konuda yapılacak daha büyük çalışmalara ihtiyaç vardır. Yapılacak çalışmalarda IL-18 düzeylerinin akut iskemik inmenin daha geç dönemlerinde bakılması inme ve IL-18 düzeyleri arasında anlamlı bir ilişki ortaya koyabilir.
OBJECTIVE: Recent studies have demonstrated that inflammatory cytokines play an important role in the progression of acute ischemic stroke. There are few studies referring to the importance of serum interleukin 18 (IL-18) levels for the stroke severity and prognosis in acute ischemic stroke. In this prospective study the aim is to assess the relationhip between acute phase levels of IL-18 levels and acute clinical and radiological findings with 90 day functional disability scores.
METHODS: 47 patients with a diagnosis of acute ischemic stroke and 43 healthy control subjects were included in the study. IL-18 levels were studied from venous blood samples taken within the first 24 hours. Severity of stroke was assessed using the National Institute of Health Stroke Scale, 90 day functional disability was measured using the Modified Rankin Scale (MRS) and Barthel Index (BI).
RESULTS: There was no statistically significant correlation between patient and control groups in terms of severity of stroke in acute phase and 90 day functional disability.
CONCLUSION: In this study, no significant correlation between acute phase levels of IL-18 levels and acute clinical and radiological findings with 90 day functional disability scores was observed. Future larger trials are needed about this issue. Measuring IL-18 levels at later stages of acute ischemic stroke could reveal a significant correlation between stroke and IL-18 levels.

KISA RAPOR
4.
Serebral venöz tromboz olgularında klinik ve etiyoloji; 13 olgunun incelenmesi
Clinic and aetiology of cases with cerebral venous thrombosis; survey of 13 cases
Eda Kılıç Çoban, Fatma Münevver Gökyiğit
doi: 10.5505/tbdhd.2012.09797  Sayfalar 16 - 19
Serebral venöz tromboz (SVT) her yaşta görülebilen, en çok kafa içi basınç artış bulguları ile karşımıza çıkan, en sık
süperior sagittal sinüsün etkilendiği, çoğunlukla etyolojisi aydınlatılabilen bir hastalıktır. Şişli Etfal Eğitim ve Araştırma
Hastanesi 2. Nöroloji Kliniği’nde Nisan-Aralık 2010 tarihleri arasında SVT tanısı alarak yatan 13 hasta klinik ve etyolojik
açıdan incelenmiştir. Hastalığın tanısı MR venografi incelemesi ile konulmuş, genetik ve kazanılmış protrombotik nedenler
araştırılmıştır. Hastaların cinsiyet dağılımları benzerdi. 5 hasta baş ağrısı, 4’ü çift görme, 1’i kuvvetsizlik, 3’ü bir beden
yarısında duysal yakınma, 2’si nöbet ile başvurdu. Hastaların nörolojik muayenelerinde; 4 hastada izole 6. kranyal sinir
paralizisi, 2 hastada papil ödem, 2 hastada hemiparezi, 1 hastada hemihipoestezi bulguları mevcuttu. Tüm hastalarda
transvers sinüs oklüzyonu tespit edildi. Predispozan faktörler incelendiğinde; 1 hastada oral kontraseptif kullanımı, 1
hastada 20 haftalık gebelik öyküsü, 1 hastada otit media ve yakın zamanda geçirilmiş nazal operasyon mevcuttu. Genetik
protrombotik parametrelere bakıldığında, sadece 1 hastada lupus antikoagülan pozitifliği ve 1 hastada Faktör 5 leiden
heterozigot taşıyıcılığı tespit edildi. Sonuç olarak, SVT sık görülmeyen, farklı klinik tablolarla karşımıza çıkabilmekle
birlikte en sık intrakranyal hipertansiyon bulguları ile görülen, ancak nedeni çoğu zaman aydınlatılamayan bir hastalıktır.
Cerebral venous thrombosis (CVT) is seen in all ages. It is mostly presented as increased intracranial pressure. The most
affected dural sinuse is superior sagittal sinuse. The aetiology is often identified. 13 CVT cases were examined in Neurology
Clinic of Şişli Etfal Hospital between April and December 2010 about clinical presentations and aetiology. Cranial
MRI venougraphy was performed for diagnosis, genetic and acquired prothrombotic conditions for aetiology. The gender
of cases were similar. The symptoms of the patients were as follows; headache in 5 patients, diplopia in 4, weakness in 1,
sensory disturbance in 3 and seizure in 1 patient. In their neurological examinations, 6th cranial nerve palsy was found
in 4 patients, papil edema in 2 patients, hemiparesis in 2 and hemihypoestesia in 1 patient. They all had transvers sinus
occlusion. The predisposan factors were; oral contraseptive usage, 20 week pregnancy, otitis media infection and nasal
operation. Genetic prothrombotic conditions were positive lupus anticoagulant test and Factor 5 leiden heterozigot gene
mutation. In conclusion; Many clinical presentations have been described in CVT patients; but the most seen clinical presentation
is intracranial hypertension. Although the disease is rarely seen, the cases of unknown causes are still frequent.

OLGU BILDIRILERI
5.
Bilateral anterior inferior serebellar arter infarktı
Bilateral anterior inferior cerebellar artery infarction
Demet İlhan Algın, Mehmet Korkmaz, Şevket Yalın
doi: 10.5505/tbdhd.2012.02996  Sayfalar 20 - 22
Serebellar infarktlar en sık PICA (Posterior İnferior Serebellar Arter) ve SCA (Superior Serebellar Arter) alanlarında görülmektedir. Bilateral simetrik serebellar infarktlar oldukça enderdir. Bu infarktların sebebi net olarak saptanamamıştır. Anterior inferior serebellar arter (AICA) beyin sapında medulla oblongata ve ponsun birleşme düzeyinde bulunan baziler arterden kaynaklanır. Orta serebellar pedunkül, iç kulak, dorsalateral pons ve serebellumun ön alt kısmını besler. AICA infarktı oldukça nadir görülür. Bu makalede nadir görülen bilateral AICA infarktına bağlı akut bilateral işitme kaybı, baş dönmesi, dizartri ve dengesizlik şikayeti ile başvuran hastanın klinik tablosu sunulmaktadır.
The most frequent type of cerebellar infarcts involves the posterior inferior cerebellar artery (PICA) and superior cerebellar artery territories. Bilateral symettrical cerebellar infarcts are extremely rare. The etiology of this infarct pattern has not been shown clearly. The anterior inferior cerebellar artery (AICA) arises from the basilar artery at the level of the junction between the medulla oblongata and pons in the brainstem. The AICA supplies the middle cerebellar peduncule, inner ear, dorsalateral pons and anterior inferior cerebellum. AICA infarction is very rare. We report a rare case presented with acute bilateral hearing loss, vertigo, dysarthria and gait unsteadiness caused by infarction of bilateral AICA.

6.
Sildenafil kullanımını takiben gelişen geçici iskemik atak
Transient ischemic attack after intake of sildenafil
Tuba Aydemir Özcan, Hasan Meral
doi: 10.5505/tbdhd.2012.43153  Sayfalar 23 - 24
Sildenafil erektil disfonksiyon tedavisinde kullanılan bir fosfodiesteraz tip 5 (PDE5) inhibitörüdür. Santral sinir sistemindeki
etkilerine dair yeterli bilgi bulunmamaktadır. Biz 42 yaşında bir erkek hastada sildenafil kullanımıyla zamansal ilişkili
olarak ortaya çıkan geçici iskemik atak olgusunu sunuyoruz.
Sildenafil is an inhibitör of phosphodiesterase type 5 (PDE5), prescribed for erectile dysfunction. There is not enough
information about its effects on the central nervous system. Here, we report a 42-year-old male presented with transient
ischemic attack in temporal relationship of sildenafil usage.

LookUs & Online Makale
w